25

          Merkeze geldiğimde, Rasim’den aldığım talimat gereği hemen yanına gittim. Yoldayken aklımda berbere gidip, uzayan saçımı sakalımı yoluna koymak vardı. Fakat o iş sanırım akşama kalacaktı.…

24

          Bundan sonra anlatacaklarını burada dinlemek istemiyordum, fakat Cahit’i emniyete de alamazdım. Aslında hakkında duyduklarım ve bir şeyleri sakladığını düşünmem onu sorgulamak için yeterliydi. Fakat… Zurnanın…

23

          “Konuyu sizin kadar biliyorum, ama sadece kendime düşen tarafını. Malum, bizler sadece yakalar, adalete teslim ederiz. Sonrası da bizi ilgilendirmez zaten. Çünkü ardından mutlaka yeni…

22

          Dedim ya karşımda bir yıkıntı vardı diye, şimdi yüzüne bakınca bu dediğimde ne kadar haklı olduğumu daha iyi anlıyordum. Karısının ölüm haberini sabahın erken saatlerinde…

21

          İntikam hiçbir zaman ölene fayda sağlamaz! Ama nedense öyle olduğu düşünülür, öyle olduğuna inanılır ve sonuçta akıllar kandırılır. Sadece o intikam denen hırsı besleyenler için…

20

          “Doçent Doktor Nusret Kül heyete başkanlık etmişti…” dedi birden. Kafamda şimşekler çaktı. Bu, Abuzer’in yattığı –daha doğrusu cezasını çektiği- hastanenin başhekimiydi… Kevser, diğer isimleri hatırlamadığını…

19

          “Pervin Hanım nasıl kabul etti davayı peki?” dedim merakla. Aslında meraklı değildim. Kevser’in biraz daha detaya girmesi için öyle görünmem gerekiyordu. Bu herkesin hoşuna gider.…

18

          “Devam edin,” dedim bardakta kalan çayımı yudumlarken. “Düzmece diyordunuz?” “Bakın yanlış anlaşıldım sanıyorum,” diyerek ayağa kalktı. “Kevser Hanım, oturun lütfen!” dedim. Başka şansı yoktu. Bu…

17

          Kapı açıldığında, beni karşılayan genç kadın elindeki tepside getirdiği çay bardağını uzattı. Çayın şekerini karıştırdıktan sonra, farkında olmadan elim ceketimin cebine gitti. Sigara paketimi çıkarmıştım…

16

          Cahit’in ve merhume Pervin Savaş’ın, dışarıdan ahşap –sanıyorum ceviz- görünümlü, ama içeriden sağlam bir demir çelik ürünü olduğu belli olan kapının zilini çaldığımda, -daha parmağımı…