3

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

“Sonra?” diyen Rasim oldu. “Sabah hemen büroya gittim. İkimiz ortak kullanıyoruz yani. Odasında değildi. Irmak, yani bizim sekreter kız daha gelmediğini söyledi. İyice korkmaya başladım. On bir yıldır evliyiz ve daha önce hiç böyle bir durumla karşılaşmamıştım. O sıra Irmak, dün sizin onu aradığınızı söyledi. Ben de iyi kötü haberlerden öğrenmiştim, eski bir müvekkilinin hunharca bir cinayete kurban gittiğini. Sonrasında ise hemen buraya geldim,” dedikten sonra durakladı bir süre. Sıkıntıyla, “Aklıma getirmek istemiyorum ama…” dedi. “Ya ona da bir şey olduysa?” “Durun canım hemen,” diyen yine Rasim oldu. “Öyle bırakıvermeyin kendinizi. Arkadaşlara söyleriz, telefonunun son sinyal verdiği yeri tespit ederler. Aklınıza kötü şeyler getirmeyin!” Adamı biraz sakinleştirmeye çalıştık. Rasim’in bahsettiği arkadaşlar telefonun sinyal verdiği yeri tespit ettiler. Ve… Pervin Savaş’ın telefonu evinin bulunduğu gökdelen kılıklı binanın garajında, arabasının içinde bulundu. Şarjı tamamen bitmişti. Arabasında şarjı biten telefonundan başka, bagajda öldürülmüş halde bir de terrier cinsi bir köpek cesedi vardı. Pervin Savaş’ın başı dertteydi; yani arabasının bagajındaki ölü köpek bunu anlatıyordu. Ekipler Rasim’in talimatıyla arabanın her yerinde ve etrafında didik didik araştırma yapmaya koyulmuşlardı. Durum gayet açıktı; Avukat Pervin Savaş kaçırılmıştı! Kenan ve Selçuk benimle beraberdi. Şeref ve Selim de Pervin’in dün randevulaştığı kim varsa onlarla görüşmeye gitmişlerdi. “Sanıyorum dünkü tezim yanlış çıktı,” dedi Kenan. “Yanlış çıktığına dair elimizde bir kanıt yok ki,” dedim. “Nasıl? Anlamadım…” “Sen ne demiştin? Aynı profildeki insanları öldürebilir dememiş miydin?” “Evet…” “Pervin’in öldürülmesini bizim olaya bağlayabilmemiz için, onun da Abuzer’i öldüren katil tarafından öldürüldüğünü kanıtlayan delillere ihtiyacımız var Kenan. Daha kadının ölüp ölmediğini bile bilmiyoruz. Velev ki öldü diyelim; bu kez de bizimkinin yapmış olduğunu kanıtlamak lazım. Elimizde sadece ölü bir köpek ve şarjı bitmiş bir telefon var o kadar. Üstelik kadın şimdilik sadece kayıp…” “Salih Abi haklı olabilir Kenan Abi,” dedi Selçuk. Uzattığım sigarayı yaktı. Bir nefes çekip, “Kadını birkaç kişiye sordum buraya gelmeden. Sert davaların avukatıymış. Tazminat falan işte. Tuttuğunu koparan cinsten. Bizim Selim Abi’yi de koparacaktı.”

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •